Özgürlük Yaşamı Örgütlemektir

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Özgürlük kavramı, düşünce tarihinin en önemli sorunlarından biri olagelmiştir. Mevcut düzen ve alternatif hareketlerin teorik-politik söylemelerinin de hep merkezinde yer edinmiş bu kavrama eğilmek, her zaman belli başlı ikilemlerle yüzleşmeyi gerekli kılar. Özne, nesne, metafizik, materyalizm, idealizm gibi kavram setlerinin bir uğrağı da özgürlük kavramıdır. Uygarlık ve kapitalist modernite ile gelişen bu ikilemlerin alternatif hareketler de dahil olmak üzere çözüm arayışı içinde bulunan düşünce dünyasını boydan boya kestiği ve bu kesiklerin demokratik modernitenin önünde aşılması gereken birer engel olarak durduklarını biliyoruz. Birbirleriyle çelişki içinde kurulan ve her biri farklı düşünsel düzlemlere karşılık gelen tüm bu kesin ayırım ve ikilimler aynı hakikat rejimine dahildir. Demokratik modernitenin inşası kapitalist modernitenin ürettiği hakikat rejimlerini, zihinsel kalıpları, kavramları aşmak, yıkıma uğratmak, zihin dünyasından söküp atmak ve buna karşı bitimsiz bir kavramsallaştırma çabası ile mümkündür.

Uygarlığın doğuşundan bugüne tarihsel toplum ile iktidar-sermaye arasındaki sürekli savaşım her zaman kavramsal üretim süreciyle ilgili olmuştur. Mitolojiler, dinler, ideolojiler, bilimcilikler vb. düşünsel düzlemler filli savaşın karşılığı olan kavram ve hakikatler üretirler. Bir hakikat, bir sistemin hakikatiyse hakikattir. Hakikati sistem inşa eder. Mücadele de her zaman kendi gerçekliğini hakikat kılmaya, hakikatlerden biri haline getirmeye dairdir. Hakikat bizim dışımızda ve arayışına çıktığımız bir şey değil, kendi gerçekliğimizdir. Gerçeklik verili, hakikat inşa edilendir. “Hakikat bilince çıkmış gerçekliktir”. Ve bizim gerçekliğimiz ahlaki-politik toplumdur. Bu gerçeklik yaşam içindendir, yaşama dairdir. Ahlaki-politik toplum yaşama aşkla tutunmak için sahip olduğumuz hakikatimizdir.

Yaşam; hayatı, yani hayı, kendi gerçekliğimize uygun bir şekilde örgütleme çabasıdır. Kendi gerçekliğimizi bilmek kendi olmak, xwebûn, kendini, kendini oluşturan koşul ve imkanları bilme, etkilenme ve etkileme kapasitesinin farkına varma ve olumsallıklar içinde arama, buluşturma etkinliğidir. Bu bakımdan, özgürlük kavramının da bir idea olarak değil; yaşam içinden anlaşılması çok önemlidir. Savunmalar’ın bize sunduğu en çarpıcı sorunsallaştırmalardan biri de budur. Savunmalar, özgürlüğü bir özgürlük-zorunluluk ikileminden ve seçim yapabilme yetisinin tanınıp tanınmaması üzerinden değil; doğrudan “özgür yaşam” olarak anlar. Hatta, Savunmaların genel seyrine bakıldığında “özgür olan” ile “yaşam”ın biribirlerine çokça yakınsanan kavramlar olarak öne çıktığı görülür. “Özgür olan” “yaşamakta” olandır, özgürlüğe saldırı yaşama saldırıdır. Özgür yaşam dışında başka bir yaşam yoktur. Bu bağlamda, “yaşam” ve “özgür”, aynı olgunun isim ve nitelemesi gibidir. Özgürlük “özgür yaşam”dır. Kendi gerçekliğimize uygun örgütlenme ve buluşmaların imkanı olarak yaşamın içinde etkin, bu etkinliğinin farkında ve bu farkındalığın içinde yaratıcı kararlılığın bir ifadesi olarak irade ile yaşamı örgütlemek özgürlüktür.

Bu sayımızda, özgürlük kavramına ve bu kavrama temel olan bazı düşünsel temellere odaklanan yazılar, özgürlüğü modernite dışı bir düzlemde tanımlama çabasına girişmektedir. Dosyamızın söz konusu çabaya ilişkin düşünsel çabalara ve tartışmalara katkı sağlayacağını umarız. İyi okumalar dileriz. Dosya konusunun “Devrim” olacağı gelecek sayımızda buluşmak üzere.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.